Hürriyet

12 Kasım 2011 Cumartesi

RENKLER VE RUHLAR

Sevgili deeptone mimlemiş beni.. Konu " Ruhun Hangi Renk" Ayıca izlediğim bloggerların da ruhlarına bir renk yakıştırmam gerekiyor.

Düşündüm, taşındım ve  sonunda karar verdim ki, hepimizin ruhu rengarenk..

Bloğumun girişinde de yazdığı gibi " İnsan her durumda  bir başkasıdır"

Kimi zaman gridir ruhumuz, kimi zaman özgürlüklere kucak açmış bir mavi, kimi zaman asi bir mor, kimi zaman sevgi pıtırcığı bir pembe, kimi zaman ateşli tutkulu bir kırmızı, kimi zaman karanlıkların en karanlığı siyah.

Bazen umutarımızla birlikte ruhumuz da yeşerir, bazen sönen umutlarımızla birlikte kara sarıya çalar ruhumuz , ilk aşkın karşına çıkar birgün ve bir anda turkuaz oluverir dünya. Geçeklerin duvarına toslarsın ve gri toz bulutlarıyla kaplanır ruhun. Bir çocuk kahkasında mutluluğu keşfeder ve toz pembe bir elbise olur üzerine.

Ben bu aralar gri ve mavi arasında gidip geliyorum örneğin. Yarın ne renk olurum allah bilir.

Bu yazıyı okuyan tüm gökkuşaklarını mimledim..

Sevgiyle..

4 Kasım 2011 Cuma

BIÇAK

Karar vermek ne zordur bazen. Doğru olanı yapmaya çalışmak, vazgeçmek, red etmek, seçmek.

Her karar birşeyden vazgeçiştir aslında. Her seçim, seçmediğinin aklının bir köşesinde "Acaba?" diye yer etmesidir.

Ve vazgeçtiği şeyi şiddetle istemeye devam eder insan ruhu.

Ne seçtiğinden mutludur, ne vazgeçtiğinden üzgün.

İki ucu keskin bir bıçak yaşamak..

Hangi yana dönsen, diğer yanın kanayacak.

3 Kasım 2011 Perşembe

BU HAYAT ÇOK BAYAT

Hayat gerçekten çok bayat..

Hoppalaaa demeyin , evet acımasız bir giriş cümlesi oldu bu ama hayat bayat maalesef..

Günler birbirinin tekrarı. Birbirinin olmasa bile üç gün öncesinin ya da bir ay öncesinin tekrarı..

Aaa ben bu olayı yaşamıştım diye düşünüyoruz ve şaşırıyoruz ya bazen..Şaşırmayın!

Ben işin gizemini çözdüm. Biz o olayı yaşadık evet.. Elbet bir gün yaşadık bir yerde ve tekrar aynısı oluyor. Yani en nihayetinde düşündüğünde kaç farklı versiyonu olabilir ki hayatın ..

Hayatı güzel kılan o tekrarlar içindeki güzel anların tekrarı sanırım..

İnsan mutlu olmaya gülmeye doyar mı hiç? Güzel birşeyler olduğunda hep ilk sefermiş gibi şaşırır heyecanlanır. Ya da bende bir tuhaflık var bana öyle oluyor :)

Bazen böyle hayat üstüne üstüne gelir ya , sıkılır bunlaır yaşamaktan insan. Bilin ki filmin kötü sahneleri tekrara geçmiş .

Ama filmin bütününde güzel şeyler de oluyordur muhakkak ve tekrar sırası onlara da gelecektir.

Söylemesi kolay diyenler vardır elbet. Evet söylemesi kolay, yaşarken ağır oluyor bazı şeyler.

Bazen hiçbir teselli ve umut sözü kar etmiyor hatta küfür gibi geliyor adama.

Öyle zamanlarda en lazım olan şey sıcacık bir kucak. Ama konuşmayan sadece sarmalayan..

Bulup sarılın, hiç konuşmayın, konuşmasına da izin vermeyin..

İyi gelecektir. Bazen seni susarak dinleyen biri, hayattaki kötü tekrarların en iyi ilacıdır.

2 Kasım 2011 Çarşamba

İSKENDER'DEN...

"Kötü baba bir kılçığa benzer.. Boğazına takıldı mı ne çıkarabilirsin ne de yutabilirsin" demiş Elif Şafak...

BİR ŞARKI HERŞEYDİR, HİÇBİRŞEYDİR DE...

Bir mim gelmiş deeptone'dan..Hatırası olan şarkılar ve hatıraları hakkında. Hatta yazısında daha çok kızların olayları şarkılarla hatırladığından bahsetmiş.

İki gündür görev edindim kendime zihnimi zorluyorum zorluyorum aklıma şöyle afilli birşeyler gelsin diye tık yok :)) Yok aklıma bir şarkıdan ve o şarkıya ait iki hatıradan başka hiçbirşey gelmiyor.

Ben de isterdim şöyle havalı bir şarkıyla hatıram olsun, romantik falan olsun ama yok..

Meğer ben ne tekdüze, ne ruhsuz , ne duygusuz, hayatı ne renksiz kadınmışım diye içerleyip duruyorum kendime..

Şaka yapmıyorum hakikaten çok bozuldum ben bu duruma :(

Gelelim şarkıma ..Sezen Aksu " Unut"

Sezen Aksu 88 albümümünden nadide bir şarkıdır ki kankim ile ben çok sever alıp elimize saç fırçalarını evde bağıra bağıra söylerdik. Hatta ikimizin şarkısı olarak bile ilan etmiştik. ( Benim 10 yaşlarıma tekabül eder)

Yıllar geçti, biz büyüdük, başımızda kavak yelleri esmeye başladı.. Aşık olduk her genç gibi..Burnumuzun direği sızlaya sızlaya sevdik..

Ben de aşık olmuştum, herşey yolunda gidiyordu. Birgün heyecanlı heyecanlı buluşmaya gittim sevdiceğimle :) Kadıköy Deniz Otobüsleri'nin orda küçük masalar ve sandayeler vardı o zamanlar büfelerin önünde. ( Hala var mı bilmem) Oturduk, çay söyledik, benim elimde sevdiceğime aldığım hediye..Ama karşı tarafta bir durgunluk, sıkıntı ve kıvranma hali..

Meğer ayrılmak istermiş , başka şehire gidecekmiş. Bundanmış bu kıvranmalar, karşımda ter dökmeler ve buz gibi soğuk olmalar..

O ana dair hatırladığım tek şey , arka fonda çalan Sezen Aksu " Unut" şarkısı ve bana kapak olan aldığım hediye :)) Şimdi gülerek anlatıyorum ama o zaman dünya başıma yıkılmıştı desem yeridir.

Şarkının sözleri ise şöyle :

Kolay olmayacak
elbet üzeleceğiz
mutlaka bir iz bırakacak
belki de çocuk gibi sana küseceğim
seneler sonra utanarak

dokunup birer birer sevdiğin eşyalara
hatta belki ağlayacağım
acı çektiğim doğru ama sen bana bakma
ne olursa olsun seni unutacağım

seni sevdiğimi unut
sevişmelerimiz yalan
unut benide her yalan gibi unut
o sevgiler ki yoktular onlar ümitlerimizdi
ne ümitler yaşandi gel zaman git zaman
ayrıldığımızı unut yalnızlıklar zaten yalan
unut benide her yalan gibi unut
Bu yazıyı okuyan herkesi mimledim :)))
Sevgiyle