Hürriyet

MIM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MIM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mayıs 2012 Perşembe

ÖDÜLLLLL


Sevgili Deeptone ve Çico beni bu ödüle layık görmüşler..

Çok teşekkür ederim öncelikle her ikisine de..

Ödülü 11 kişiye vermem gerekiyor ama ben seçim yapamam ki.. Tüm izlediğim bloglara veriyorum ben bu ödülü seçim yapamayacağım açıkçası..

Herkesin eline, kalemine, emeğine sağlık ki kelimelerimizi birbirimizle paylaşıyoruz.

Ödülün kuralına göre kendimizle ilgili 7 gerçek paylaşıyoruz.  Yok arkadaş ben anladım karşılıksız ödül bile vermiyorlar bu hayatta :)))Hergün ucundan kıyısından gerçekler ya da gerçeğe yakın esinlenmeler paylaşıorum ama yine de  paylaşalım efendim..

1- Bir düğmem olduğu ve ona basıldığında gözümün hiçbirşeyi görmediği , herşeyi yakıp yıkabilecek duruma geldiğim söylenir. Sigortamı attırmamak lazım ..

2- Çocuklara ve yaşlılara asla dayanamam.. Hele ki gözyaşlarına..Tv'de bile görsem onlarla oturup ağlarım.

3- Asla tek bir yere ait olamadım ya da kendimi öyle hissedemedim. Yollar bana memleket.

4- Uykuyu hiç sevmem o da beni sevmez..Uyuyamamak bana verilmiş bir lanet.

5- Hafızam çok güçlüdür. Ama garip bir şekilde isimleri vs değil sahneleri hatırlarım. Ve her hatırladığım sahne sonrasındda kocaman bir filme dönüşür. Bazen yorucu olabiliyor.

6- Duymak istemediğim , beni yaralayacagına inandığım şeyleri duymamak ve yok saymak gibi garip bir özelliğim var. Nasıl yapıyorum bilmiyorum ama kepenkleri indiriyorum hemen.

7- Soğuk beni çok sinirlendirir. Bildiğin sinirlendirir !

26 Nisan 2012 Perşembe

DİZİLİ MİMmm

Gereken özeni gösteremedim uzunca bir zamandır bloğuma..Üzgün, mahçup ve mutsuzum bu durumdan..
Sessiz prenses mimlemiş beni.. Diziler hakkında 8 fikir beyan etmem gerekiyor..

1- Çok fazla dizi izlemsem de Türk yapımı dizilerin çoğalması hoşuma gidiyor. Fakat nacizane bir tespitim var ki bence tehlikeli bir durum. 5 hafta izlemesen de 6. hafta nerde kaldığını hemencik anlıyorsun.. Senaryolar fazlasıyla kısır ve yaratıcılıktan uzak.

2- En favori Türk yapımı dizim Behzat Ç. .Gerek oyunculuklar, gerek senaryonun sürekli dinamik olması , samimi tavırlar ( adamlar evlere girerken ayakkabılarını çıkarıyor ki bizler de böyle yaparız) sayesinde beni kendine bağladı. Hele geçen sezon yaptığı sezon finalinin akılcılığı aklımı başımdan aldı.

3- Leyla ile Mecnun ikinci favorim..İlk izlediğimde ne diyor yahu bunlar , böyle absürt dizi olur mu diye yorumlar yapmış olsam da kısa zaman içinde kendimi şen kahkahalar atarken buldum. Absürt, komik bir o kadar da duygusal bir dizi.. Bazen öyle mesajlar veriyor ki not edilesi nitelikte.

4- Bu aralar 80'lere göz atarken yakalıyorum kendimi. Çocukluğumu hatırlatıyor bana.. Çocukluğumu hatırlamayı severim, dolayısıyla yakında bu diziyi de severim..

5- Sıkı bir House Md. izleyicisiyim..Öyle ki birkaç bölüm izlemeyip evde House günleri yaptığımız oluyor. Çünkü tek bölüm izlemek asla kesmiyor. Hugh Laurie mükemmel bir oyunculuk sergiliyor. İlk 5 bölümde gerçekten topal olduğunu düşünmüştüm taa ki oyuncu hakkında araştrma yapana kadar. Sadece başrol oyuncusu değil tüm yan rollerin alt öyküleri her bölümün hikayesi insanı içine çekiyor ve birdaha bırakmıyor. Ne yazık ki bu sezon son :((

6- Eski bir dizi Damages.. 3. sezondayım.. Sıradışı bir avukatlık dizisi. Glenn Close şahaser bir oyunculuk çıkarmış. Senaryoyu övmeme gerek bile yok. İlk bölümde kendine bağlıyor..

7- Sıkı bir Lost izleyicisi idim. Ama final bölümünde bir çok insan gibi "bunca sene boşuna mı izledim ben bu diziyi, eee ne oldu şimdi ?" diye söylendim...

8- Son sözüm şudur ki " İyi diziler izlemek iyi hissettirir.. Hele akıllıca yazılmış bir senaryo izleyicinin de hayal gücünü geliştirir. Akıllı senaryolar yazmak seyirciyi adam yerine koymaktır. Ve bizim senaryo yazarlarımızın çoğunun bizleri biraz daha adam yerine koymaları gerekmektedir."

1 Nisan 2012 Pazar

GÜMBE DE GÜMM GÜMMM ( MANİLİ MİM)

Nini beni mimlemiş
Manilerle cevap versin Bozbek demiş
İsteğin başım üstüne
Yazıyorum işte hem seve seve, hem düşüne düşüne..

Sevdiğiniz bir kişiye olan duygularınızı maniyle ifade ediniz. (İlla erkek arkadaşınız olması gerekmez. Sevgi çok genel bir kavramdır. Arkadaş, dost, anne, kardeş vb.
Yaradılanı severim
Ama var benim iki meleğim
Anne dediler mi erir kalbim
Ben kızçelerim olmadan neylerim..

Sizi gıcık eden ya da sinir eden bir olayı ya da kişiyi konu ederek yazınız.
Asabidir Bozbek
İstemez etrafında nankör ve doyumsuz insan görmek
Şiddet düşkünleriyle dostluk etmez
Sevgiden anlamayanı yanında hiç istemez.

Sizin için olmazsa olmaz bir eşya, program vb. için yazınız.
Ayakkabı ala ala kalmadı koyacak yerim
Üstüne üstlük birde isyan etmekte beyim
Gelgör ki vazgeçemez bu kadın papuçlardan
Elinden gelse bir saray kuracak kendine ayakakbılardan.


İstediğiniz bir konu hakkında yazınız.
Kafamda uçuşur konular
Hep konuşur adamlar
Bilen bilir beni
Beni tek değil, bin konu paklar...

Bir blogger seçiniz, ona atışma tarzı bir mani yazınız .

Her telden, her dilden yazar
Her yorumun altına bir gülücük koyar
Çoktur takip edeni, seveni
Okumayan kalmasın deeptone kişisini...

Mimlediklerim başta Deeptone ve sessiz prenses, çiço, küçük şeyler, b,r kase lezzet, Cesar, Fortuna, Merika






18 Mart 2012 Pazar

BU BENİM GALİBA

Deeptone Mimlemiş beni. Biraz geç kaldım yazmakta ama olsun.
2'dir sorular zor yerden. Sorun bana dünyayı anlatayım çenem kapanmaz,iş kendimi anlatmaya gelince dilim lal elim tutmaz olur desem yeridir.
Beceriksizimdir ben şöyleyim böyleyim demeye.. Ama deneyeceğim yine de.. Elimden geldiğince..

1. Kendini seviyor musun?
Tabi ki seviyorum. Psikolojik bir bozukluğu yoksa kendini sevmeyen insan olacağını da sanmıyorum. Sevgiyi hissedebilmek, kendini sevmekle başlar bence..

2. Yapmaktan hoşlandığın şeyler?
Bir sürü şey yapmayı severim ama vazgeçemeyeceklerim var. Ailemle olmak, yazmak, okumak, müzik dinlemek, sokaklarda başıboş gezmek ve arkadaşlarımla birlikte olmak ve yüzmek. Yaşamın içinde yapılan herşey güzel aslında. İyi ya da kötü. Her alışkanlığın bir nedeni var.

3. Hedeflerin nelerdir?
Hedefim günün birinde tamamen hedefsiz olabilmek. Bu uğurda savaşım var kendimle.

4. Nefret ettiğin şeyler?
Hoşlanmadığım şeyler var ama nefret ettiğim hiçbirşey yok. Nefret ağır bir yük insan ruhuna.
Etrafına mutsuzluk veren insanlardan hoşlanam örneğin. Sürekli şikayet edenlerden, . Parasal arzulardan hoşlanmam, beni sıkan, özgürlüğüme engel olmaya çalışan hiçbirşeyden hoşlanmam.

5. İlham aldığın kişiler?
Babam

6. Favori şarkıların, filmlerin, kitapların nelerdir?
Ayırt etmek zor. İşte budur diyebileceğim tek bir kitap ve film yok. Ama dönüp dönüp okuduğum tek kitap "Nazan Bekiroğlu - Yusuf ile Züleyha" Şarkıya gelince canım sıkıldığında hep "Selda Bağcan Dostum Dostum'u" söylediğimi farkettim geçenlerde. Ama ölünce arkamdan çalın dediğim bir şarkı da var. Çok neşeli olduğumda söylediğim de var. Var da var yani :)

7. Birisinin yazdığı ölüm notunu bulmuş olsaydın ne yapardın?
Ölmeden önce bulduysam engellemeye çalışmak gibi bir şansım var. Öldükten sonra bulduysam yapacak bişey yok üzülmekten başka..Kendi canına kıyabilme noktasına geldiyse bir insan çok ağır şeyler yaşamış demektir. Keşke önceden bilseydim, farketseydim de yardımcı olabilseydim pişmanlığını yaşardım sanırım.

8. Kendini tek bir cümleyle anlatabilir misin?
Bloğumun başında yazıyor " İnsan her durumda bir başkasıdır" Ben eserekli biriyim :)

Mimlediklerim
Dayatılanla Yaşamak, Hektor, Merika, Nini, Bolat, ve yazmak isteyen herkes..

28 Aralık 2011 Çarşamba

MUTLUSUN SEN MUTLU KAL

Yeniyıla girerken oldukça hoş bir mim oldu bu. Öncelikle deeptone sevgiler, selamlar diyorum ve konumuza geçiyorum..

Konumuz çok hoş. Eminnim hiçbirimizin oturup uzun uzun üzerinde kafa yormadığı bir konu..

Kendi dışımızdaki insanları nasıl mutlu ederiz? Karşımızdakini mutlu etmenin 10 yolu.

10 tane madde yazıp, 10 kişiyi mimleyeceğiz. Böylece empati yapmış ve bir mutluluk zinciri yaratmış olacağız  ve umuyorum ki etrafımızdakiler de bundan faydalanacak..

- Gülümsemek! Gülümsmek basit gibi görünsed ciddi bir iş ve sorumluluktur. Gülümsemenin önemine varmış kişiler karşısındakini mutlu etmenin ilk adımını atmış demektir. Gülümseyin arkadaşlar..Bayanlar kırışcaksınız diye , erkekler madara olacaksınız diye korkmayın...Gülümseyin!

- Dokunmak, tensel temas..Yeni doğan bir bebek için bile en önemli şeylerden biridir tensel temas. Büyüdükçe bu ihtiyacımız artar çünkü tensel temas gittikçe kesilir. O yüzden dokunun sevdiğinize.
Sevgilinizi öpün, evladınız yanağından makas alın, arkadaşınıza sarılın. Korkmayın veba bulaşmaz.

- Hatırlamak! Size söylenen ayrıntıları hatırlamak karşınızdaki kişiyi önemsediğinizin bir göstergesidir ve önemsendiğini hisseden kişi mutlu olur.

- Ayrıntılara dikkat etmek..Üniversitede işletme öğretmenimiz uygarlık nedir diye tek bir soru sormuştu vizede. Cevabı da tekti " Uygarlık ayrıntıda gizlidir" Değiştirip " mutluluk ayrıntıda gizlidir" yapmak istiyorum bu cümleyi. Detaylara dikkat etmek zor değil, hele mutlu etmek istediğiniz birileri varsa.

- Şevkat! Sadece kadınların ihtiyacı var sanılır ama bütün ademoğlu özünde şevkat arar. Şevkatli ve şehvetli olun.

- Hislerinizi söylemekten kaçınmayın. Annenize, çocuğunuza, kocanıza, sevgilinize, arkadaşınıza onların sizin hayatınızdaki önemini sıklıkla ve farklı şekillerde hatırlatın. Derdiniz varsa çözüm yollarını birlikte arayın. Hayatınızda emekleri olduğunu bilmek onları özel hissettirecektir.

- Eğlenceli ve şaşırtıcı olmak..Karşınızdakini eğlendirin. Siz de kendinizi bu eğlencenin içine katın. Sevdikleriniz mutlu oldukça daha çok eğlenecek, eğlendikçe daha çok mutlu edeceksiniz.

- Mutlu etmeyi gerçekten isteyin. Çünkü tüm bunları istemeden yapmanız bir felakete neden olabilir.
Mutlu olmayı isteyin çünkü etrafınızda ne kadar çok mutlu insan varsa hayat o kadar güzelleşecektir.

Hesapsız kitapsız olamak, karşılık beklemeden mutluluk vermeye çalışmak, kendini sevmek, karşınızdaki insanın kendisini sevmesini sağlamak, dinlemek, anlatmak kısacası hayatı paylaşmak.

Mutlu etmenin bir çok yolu var. İlk adımı mutlu olmak.!

Mimlediklerim,
Öykü
Hayal Meyal
Begonvilli ev
Derkenar
Bedardem
Dayatılanla Yaşamak
Domatessuyu
Biricitconsungunlugu
Jetlagis
Yüreğimdeki yağmurlar

12 Kasım 2011 Cumartesi

RENKLER VE RUHLAR

Sevgili deeptone mimlemiş beni.. Konu " Ruhun Hangi Renk" Ayıca izlediğim bloggerların da ruhlarına bir renk yakıştırmam gerekiyor.

Düşündüm, taşındım ve  sonunda karar verdim ki, hepimizin ruhu rengarenk..

Bloğumun girişinde de yazdığı gibi " İnsan her durumda  bir başkasıdır"

Kimi zaman gridir ruhumuz, kimi zaman özgürlüklere kucak açmış bir mavi, kimi zaman asi bir mor, kimi zaman sevgi pıtırcığı bir pembe, kimi zaman ateşli tutkulu bir kırmızı, kimi zaman karanlıkların en karanlığı siyah.

Bazen umutarımızla birlikte ruhumuz da yeşerir, bazen sönen umutlarımızla birlikte kara sarıya çalar ruhumuz , ilk aşkın karşına çıkar birgün ve bir anda turkuaz oluverir dünya. Geçeklerin duvarına toslarsın ve gri toz bulutlarıyla kaplanır ruhun. Bir çocuk kahkasında mutluluğu keşfeder ve toz pembe bir elbise olur üzerine.

Ben bu aralar gri ve mavi arasında gidip geliyorum örneğin. Yarın ne renk olurum allah bilir.

Bu yazıyı okuyan tüm gökkuşaklarını mimledim..

Sevgiyle..

2 Kasım 2011 Çarşamba

BİR ŞARKI HERŞEYDİR, HİÇBİRŞEYDİR DE...

Bir mim gelmiş deeptone'dan..Hatırası olan şarkılar ve hatıraları hakkında. Hatta yazısında daha çok kızların olayları şarkılarla hatırladığından bahsetmiş.

İki gündür görev edindim kendime zihnimi zorluyorum zorluyorum aklıma şöyle afilli birşeyler gelsin diye tık yok :)) Yok aklıma bir şarkıdan ve o şarkıya ait iki hatıradan başka hiçbirşey gelmiyor.

Ben de isterdim şöyle havalı bir şarkıyla hatıram olsun, romantik falan olsun ama yok..

Meğer ben ne tekdüze, ne ruhsuz , ne duygusuz, hayatı ne renksiz kadınmışım diye içerleyip duruyorum kendime..

Şaka yapmıyorum hakikaten çok bozuldum ben bu duruma :(

Gelelim şarkıma ..Sezen Aksu " Unut"

Sezen Aksu 88 albümümünden nadide bir şarkıdır ki kankim ile ben çok sever alıp elimize saç fırçalarını evde bağıra bağıra söylerdik. Hatta ikimizin şarkısı olarak bile ilan etmiştik. ( Benim 10 yaşlarıma tekabül eder)

Yıllar geçti, biz büyüdük, başımızda kavak yelleri esmeye başladı.. Aşık olduk her genç gibi..Burnumuzun direği sızlaya sızlaya sevdik..

Ben de aşık olmuştum, herşey yolunda gidiyordu. Birgün heyecanlı heyecanlı buluşmaya gittim sevdiceğimle :) Kadıköy Deniz Otobüsleri'nin orda küçük masalar ve sandayeler vardı o zamanlar büfelerin önünde. ( Hala var mı bilmem) Oturduk, çay söyledik, benim elimde sevdiceğime aldığım hediye..Ama karşı tarafta bir durgunluk, sıkıntı ve kıvranma hali..

Meğer ayrılmak istermiş , başka şehire gidecekmiş. Bundanmış bu kıvranmalar, karşımda ter dökmeler ve buz gibi soğuk olmalar..

O ana dair hatırladığım tek şey , arka fonda çalan Sezen Aksu " Unut" şarkısı ve bana kapak olan aldığım hediye :)) Şimdi gülerek anlatıyorum ama o zaman dünya başıma yıkılmıştı desem yeridir.

Şarkının sözleri ise şöyle :

Kolay olmayacak
elbet üzeleceğiz
mutlaka bir iz bırakacak
belki de çocuk gibi sana küseceğim
seneler sonra utanarak

dokunup birer birer sevdiğin eşyalara
hatta belki ağlayacağım
acı çektiğim doğru ama sen bana bakma
ne olursa olsun seni unutacağım

seni sevdiğimi unut
sevişmelerimiz yalan
unut benide her yalan gibi unut
o sevgiler ki yoktular onlar ümitlerimizdi
ne ümitler yaşandi gel zaman git zaman
ayrıldığımızı unut yalnızlıklar zaten yalan
unut benide her yalan gibi unut
Bu yazıyı okuyan herkesi mimledim :)))
Sevgiyle

21 Ocak 2010 Perşembe

BU SEFER SORULAR FENA YERDEN ÇIKTI

Sevgili BEDARDEMmimlemiş beni, sorular fena yerden.
Aşağıda Cevaplarım,

1)Dokunulmazlık konusunda ne düşünüyorsunuz?

Dokunulmazlık hakkına sahip olanların en çok dokunulması gereken kişiler olduğunu düşünüyorum ve bunu düşündüğümde hepsine üst üste 10 kere dokunasım geliyor.Nasılsa dokunulmazlığım var diye bir sürü halt yemişlerdir fazla üzerinde düşünmeye gerek yok. Anlayamadığım, aynı ülkenin vatandaşı olupta benim verdiğim oy ile beni temsil eden, bir nevi benim maaşlı temsilcim olan bir insana yediği haltları örtbas etmek için gözümüzün içine baka baka nasıl dokunulmazlık verildiği ve bizim bu konuda niye birşey yapamadığımızdır.

2)Seçim barajı kaldırılsın mı?

Bence kaldırılmalı. Engellemeler korkaklıktan doğar. Azınlıkları susturmaya çalışmak yerine, Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşamaktan gurur duyar hale getirirler ise baraja falan gerek kalmaz.

3) Adayların belirlenmesinde nasıl bir yol uygulansın?

Partiye para yağdıran ve çok parası olan aday yerine, kültürü bilgisi olan adaylarlar seçme yoluna gidilsin. Üniversiteye giriş için sınava tabi olurken, ülkenin yönetimine talip olanların bas parayı , listelere en üst sıralardan gir mantığı ile aday olması ülkenin acizliğini gözler önüne sermiyor da ne yapıyor?

4)Yargı bağımsızlığı senin için ne anlam taşıyor?

Bu kadar çok anlam ve kavram kargaşasının var olduğu bir ülkede anlamlar gerçekliğini yitiriyor. Yargı bağımsızlığı adaletin sağlanması ve vatandaşların adalete güvenmesi için en gerekli temel taşlardan biridir. Olmadığı yerde herkes kendi adaletini kendi sağlamaya çalışır. Çeteler, mafyalar türer, devlet-mafya ilişkileri oluşur vs. Bir yerden tanıdık geldi mi?

5)Gelelim benim soruma...
Bu devletin gerçek sahibi kim? Biz mi? Oylarımızla bizi temsil etsinler diye başa getirdiklerimiz mi? İstediğimiz gibi temsil ediliyor muyuz? Yoksa oyu verince kolumuzu da kaptırıyor muyuz? Arsız hırsız ev sahibini bastırdı mı yoksa?

mimlediklerim:
mgntwmn
nehircce
coşkun hürsel

11 Ocak 2010 Pazartesi

MİM MİM MİM

Derkanar beni mimlemiş.
Buyrunuz sorular ve cevaplarım :

1-2009'a girerken gözlerinizi kapatıp ne dilediniz? ne oldu?
2009'a girerken bebeğimin gece uykularının düzelmesini diledim. Sonuç hüsran oldu :) Hala geceleri zombiyiz..:)

2-2009'un en mutlu eden olayı nedir?
2009'da yaşadığım her olaydan ayrı ayrı keyifler çıkardım.Kafamda şimşekler çaktıran bir olay hatırlayamıyorum. Çok mu monotonum ne ?

3-2009'un en çok üzen olayı nedir?
Teyzemi bir trafik kazasında kaybedişimiz.

4-2009 sizce ne renkti?
2009 bence renk renkti, bir gökkuşağı gibi.

5-20092'u tek kelime ile anlatabilir misiniz?
Karmaşa

6-Yılbaşı hediyesi ne aldınız?
Özel günlerde (yılbaşı , sevgililer günü vs.) hediye almayı da vermeyi de pek sevmem. Mecburi hareketler gibi geliyor.

7-2010 yılı için ne dilediniz?
Sağlık ve huzur.

@Bedardem
@Nehircce

ve isteyen herkes, buyursun mim'e

20 Ağustos 2009 Perşembe

BENDE ÖDÜLLENDİM :)



Daha bebek denebilecek bloğum canım arkadaşım tarafından ödüle layık görüldüğü için hem çok mutluyum hem de bana oldukça iyi bir cesaret oldu desem hiç de yalan olmaz.
Öncelikle bu ödülü bana layık gören BEDARDEMİME teşekkürü bir borç bilirim :).

Bu ödülün belli kuralları varmış. Check list

Ödül logosunu yayınla : OK
Sana ödül verene teşekkür et : OK
Beğendiğin 7 siteye ödül ver

MOMOL
UZAĞA GİDEN KADIN
NEHİRCEE
KADINLAR YAZIYOR
ÖYKÜ
İDEA
PANDORA

Kendin hakkında 7 ilginç şey yaz :

1- Arkam kapıya dönük ve kapı tarafında asla uyuyamam. Yüksek ses çıkartarak bir iş yapıyorsam Ev süpürmek, saç kurutmak vb. mutlaka evde birileri olmalıdır. Yanlızken yapamam.
2- Yumurta pişirilen kapları yıkamak yerine mümkünse atmayı tercih ederim ve açken çok sinirli olurum.
3- Burnum çok iyi koku alır ve hayatımı kabusa çeviren en kötü özelliklerimden biridir.
4- Kırmızıdan nefret ederim. Özellikle kırmızı kıyafetler beni çok sinirlendirir. Ama ne tuhaftır ki kırmızı ojeyi çok severim.
5- Tezgahın üzerinde 1 tane bile kirli birşey olsun asla yemek yapamam. Herseferinde önce kendimi parçalarcasına mutfağı temizlerim ve kendi yaptığım yemeği padişah bile beğense doya doya yiyemem. ( yaparken doyuyorum sanırım)
6-Masa hazırlamayı çok severim ama asla toplamam. elbet arkamdan toplayacak birilerini bulurum.
7- İnsanlar karşımda kağıdı katlayıp kat yerini elleriyle hele hele tırnakları yardımı ile sabitlemeye kalkarlar ise ben de onları öldürmeye kalkabilirim.

Aklıma gelenler bunlar..